Stüdyo kurulurken

Hayatıma yoganın girmesi, kızım Irmak’ın dünyaya gelmesinden sonra tamamen evin dışında kendime zaman ayırma ihtiyacı hissetmemle başladı. İlk bakıcı denemelerimiz sırasında benim için inanılmaz bir sığınak olan yoga, tekrar çalışmaya başladıktan sonra da kendime ayırdığım eşsiz bir zaman olmaya devam etti.

O günlerde beni en çok etkileyen öğüt “Kimseye yoga yapmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu anlatmaya çalışma, onlar sendeki değişiklikleri gördükçe zaten bunu anlayacaklar” olmuştu. Ve günler geçtikçe aynen öyle oldu; ilk başladığım aylarda benimle bu yolculuğu paylaşan eşimin ablası Sevgi, birkaç yıl sonra bize katılan eşimin yengesi Nurhan, benim ablalarım Gülay ve Çiğdem, yeğenlerimiz Anıl, Hazal, Ozan ve Burak, eşim Selçuk, kızım Irmak derken bir de baktım ki başka şehirlerden, ülkelerden en yakınlarım diyebileceğim pek çok insan benimle bu keyfi paylaşıyor.

Buna rağmen yogayla yolculuğumuz devam ederken ilerlemeye çok karşı çıktığım zamanlar oldu. İlk eğitmenlik eğitimi almam için teklif geldiğinde 3-4 yıl üst üste kabul etmedim ve o zamanlar hiçbir zaman eğitmen olmayacağıma da çok emindim. Sonra bir gün birden bire ne olduğunu bilmeden “Evet” dedim “evet şimdi eğitmen olmak için çalışmaya başlayabilirim”. Aynı tepkileri çevremdeki insanlar “Neden bir yoga merkezi açmıyorsun?” dediklerinde de verdim. Sürekli yoga yapmayı ve yaptırmayı sevdiğimi ama işin maddi yönüyle uğraşmayı hiçbir şekilde istemediğimi söylüyordum. Tabii bu sırada da devreye Berna giriyordu, beni maddi işlerin çetrefilinden kurtarıp keyifle yogayı paylaşmama yardımcı olacak Berna da artık kendi işini yapmak istediğini anlatıp duruyordu.

Ve bir gün Berna’yla bir hayal olarak başlayan planlarımız bir telefonla gerçekleşmeye başladı. Telefonun ucundaki arkadaşımız Seda,  bir tanıdığının yurtdışına taşınırken evini yoga merkezi olarak kiraya vermek istediğini söyledi. O andan itibaren kafamızdaki tek düşünce “İşte tam da zamanı geldi, şu anda bizim için en doğru şey bir yoga merkezi açmak” oldu.  Daha sonra aramıza yogaya ilk başladığım zamanlarda tanıştığım arkadaşım Tuba da katıldı. O da zaman içerisinde çok keyif aldığı yoga yolunda birçok eğitim almış ve tekrar görüştüğümüzde bilgilerini paylaşmak için bir ortam aradığından bahsetti bana.

Ve şimdi buradayız. Bizdeki keyfin nedenini anlamanız için sizleri de bekliyoruz. Bir gelin, çayımızı kahvemizi için, merak ederseniz biraz da yoga yaparız.

Ebru Kalaycı